Zayıflatan Mucize ‘Yeşil Mercimek’

Zayıflamak istiyorsanız eğer mutlaka mercimek yiyin!..

Yeşil mercimek protein kaynağıdır.

Bağışıklık sistemini güçlendirdiği gibi zayıflamada da etkilidir.

Yeşil mercimek aynı zamanda iyi bir karbonhidrat kaynağıdır.

Uzun süre tokluk hissi sağlamaktadır.

Demir yönünden de oldukça zengindir.

Yeşil mercimekte potasyum oranı yüksek olduğu için tansiyonu düzenlemede de etkilidir.

Meme, rahim kanseri gibiı kanserlerden de korumaktadır.

Strese Karşı Birebir!

Ceviz !

Strese karşı birebir geldiği ceviz,yağ,protein ve vitamin bakımından oldukça zengindir.

Ceviz kabuğunu kırdığınızda da gördüğünüz gibi beyin şeklindedir.Omega 3 bakımından ceviz,beyine, kalp ve damar hastalıklarına iyi gelmektedir.

Ceviz çerezlik dışında günlükte tüketilmelidir.

Ceviz içerdiği bileşiklerle insanı stresten uzaklaştırıp huzur verir.

Dikkat! Şeker Hastalığı Körlüğe Neden Olabiliyor..

Şeker hastalığı asla hafife alınmamalı.Dikkate alınmadığı takdir de körlüğe bile neden olmaktadır.

Diyabet hastası olan kişiler mutlaka altı ayda bir kontrollerini yaptırmalıdır.

Sağlık hiçbir zaman ihmal edilmemelidir.

İhmal edildiği takdirde geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabiliyor.

‘Sık yapılan kan şekeri kontrolleri ile diyabetik retinopati oluşması geciktirilebilir. Tip 1 veya Tip 2 diyabeti olan her hasta, diyabetik retinopati gelişmesi açısından risk altındadır.

Hamilelik, diyabetik retinopati riskini arttırmaktadır. Bu yüzden Hamileler enkısa sürede göz dibi muayenelerini yaptırmalarında yarar vardır.

Her zaman kan şekeri kontrol altında tutulmaktadır.

Kan şeker düzeyini normal sınırlar içerisinde tutmak, hem göz hastalıklarında hem de diğer organ hastalıklarında  riski azaltmaktadır.

Kış Aylarında El Bakımı Nasıl Yapılır ?

Kış aylarında el bakımı düzenli olarak yapılması gereken önemli bir uygulamadır. Ellerinizin kötü görünmesi sizin de kendinizi kötü hissetmenize sebep olacağı için kış aylarının kuru havasından ellerinizi iki kat daha fazla korumalısınız ki can yakıcı çatlaklar ile mücadele etmek zorunda kalmayın.  Krem kullanmayı seven bir insansanız işiniz daha kolay fakat pek alışkanlık edinmediğiniz bir durum ise mutlaka günde 2 kez ellerinizi yıkadıktan sonra susam yağı, papatya veya Hindistan cevizi yağı içeren bir krem kullanmalısınız. Ellerinize krem sürmeden dışarı çıkmanız bu kuru havalarda onları savunmasız bırakmanız demektir . Ayrıca krem sürdükten sonra bir eldiven takarsanız iç sıkıcı durumlardan kurtulmuş olursunuz.

Her gün uygulayacağınız basit bir yöntem ile hem tırnaklarınızı güçlendirip hem ellerinizi yumuşacık yapmanız  çok kolaydır.  Bunun için biraz zeytin yağı ile biraz limon suyunu karıştırıp ellerinize ve tırnaklarınıza masaj yapmanız gerekir.  Bu yöntem ile ellerinizi dış etkenlerden tamamen korumuş olacaksınız.

Ayrıca bal ile yapacağınız yoğun nemlendirici içeren bir  krem ile yumuşacık ve pürüzsüz ellere sahip olabilirsiniz. Ellerinizi ılık suda biraz yumuşatıp bir yemek kaşığı bal ile biraz zeytin yağı karıştırılmış bir kapta 15 dakika kadar bekletin. Daha sonra yıkayıp nemlendiricinizi sürmeyi ihmal etmeyin.

Ellerinizi şımartmanın en güzel yolu gliserin ile gül suyu karışımıdır. Üstün koruma sağlayan bu kür düzenli yapıldığında ellerinizdeki farkı herkes fark edecek. Bunun için biraz gül suyu içine bir yemek kaşığı gliserin koyup karıştırın. Bir saat bekletip yıkadıktan sonra ellerinize nemlendirici krem kullanmayı ihmal etmeyin.

Hızlı Kilo Verdiren Yiyecekler

Bu besinleri günlük hayatımıza sokarak çok daha hızlı kilo vermeyi sağlayabiliriz.

Domates,Pancar,Lahana,Enginar ve Rezene en önemli kilo vermeye yardımcı olan besinlerdir.

 

 

Pancar

En önemli detoks besinlerinden biridir.Karaciğer için çok faydalıdır.Kanı temizler.Vücuttaki zehirli maddeleri uzaklaştırır.

Enginar

Lif oranı yüksek olduğu için tokluk hissi yaratır.Vücuttaki ödemi uzaklaştırır.

Böbrekleri çalıştırır,vücudun rahatlamasını sağlar.

 

 

Domates

Bol miktarda likopen içerir.Güçlü bir antioksidandır.Kanı temizler,kanser riskini azaltır.Cildin kırışıklıklarını önler.

Rezene

Lif açısından zengindir.Tokluk hissi yaratan bir sebzedir.Bağırsakların çalışmasını düzenler.

Lahana:

Lahana

Antibakteriyel özellikleri sayesinde vücudu zararlı maddelerden arındırır.Yağ yakmada  yardımcıdır.Mideye ve bağırsaklara faydalıdır.Karaciğer için yararlıdır.

 

Saç Dökülmesinin Nedenleri

3-Aşırı A vitamini: Amerikan Dermatoloji Akademisi'ne göre, A vitamini içeren takviye ve ilaçlardaki aşırılık, saç dökülmesini tetikleyebilir.

Herşeyden önce hayatınızdaki stres,hava değişimi,grip,ameliyat vb. gibi günlük yaşayışta bile geçici saç dökülmeleri görülmektedir.

Fiziksel stres bunlardan biridir.

Genellikle saç dökülmeleri 3 ile 6 ay arasında kendini göstermektedir.

Bu saç dökülmelerinden biri de hamilelik dönemidir. Daha doğrusu doğum sonrasında görülen saç dökülmeleridir.

Protein eksikliğinde de saç dökülmeleri görülmektedir.

Düzensiz ve dengesiz beslenme de saç dökülmelerinde etkilidir.

Bilindiği gibi erkeklerde saç dökülme oranı kadınlardakine göre daha fazladır.Özellikle 60 yaş ve üzeri erkeklerde daha sık görülmektedir.

Bazı saç dökülmeleri de kalıtsaldır. Aileden geçmektedir.

Kadınlarda menopoz dönemlerinde de saç dökülmeleri görülmektedir.

Anemi(kansızlık) ,demir eksikliğinden meydana gelmektedir ve saç dökülmeleri bu dönemde de görülebilir.Demir takviyesiyle düzeltilebilir.

Hipotiroidizm, rahatsızlığı da saç dökülmelerine neden olmaktadır.

B vitamini eksikliği de saç dökülmelerinin başında yer almaktadır.

Bağışıklık sistemin zayıfladığı durumlarda da saç dökülmeleri görülmektedir.

Uygulanan bilinçsiz diyetler de ve kilo kaybında saç dökülmeleri görülmektedir.

Kemoterapi de saç dökülmesi görülür.

Saçlara uygulanan fazla işlemlerde de (boya,vb.) saç dökülmeleri görülmektedir.

MS HASTALIĞI HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER

 

Multipl Skleroz (MS), merkezi sinir sistemini oluşturan beyin, beyincik ve omurilik gibi yapıları etkileyen ve genç erişkinlerde g örülen bir hastalıktır.

İlk belirtileri bir gözde görme kaybı ve bulanıklığı, çift görme, konuşmada zorluk, güçsüzlük ve uyuşukluk, ellerde titreme, yürüme güçlüğü ve dengesizlik gibi belirtileri olan MS hastalığı 20 ile 40 yaşlarında sık rastlanmaktadır. Ülkemizde 27, gelişmiş ülkelerde 30 yaşında başlamış olur kadınlarda erkeklerden 2 kat daha yakalanma riski vardır.

 

MS ana sinir sistemini kaplayan koruyucu tabakanın bozularak sinirler arasında ufak arızalanmalara neden olur. Hastalık halsizlikten felç’e kadar sonuçlar doğurur. Her ataktan veya kötüleşmeden sonra kalıcı hasarlar bırakabilir. MS’in hafif ya da ağır olması, hastalardaki gelişmesi kişiden kişiye büyük değişiklikler gösterebilir. Bazı hastalarda bu durum, hastalığın zaman zaman yaptığı ataklar, ya da şiddetlenme dönemleri ve bu dönemler arasında kısmen veya tamamen iyileşmeler şeklinde görülür.

 

MS öldürücü, bulaşıcı ya da mikrobik bir hastalık değildir. Buna, akıl hastalığı olmadığını ve kalıtsal olmadığını da ekleyebiliriz. Ancak hastaların ailelerinde ve özellikle ikizlerinde daha sık görülmesi bazı kişilerin genetik olarak hastalığa yatkın olduklarını göstermektedir.

 

Hastalığın tedavisinde farlı yöntemleri kullanılmaktadır. Atakları önleyici tedavi, fizik tedavi, koruyucu tedavi gibi yöntemler MS hastalığının tedavisi sırasında başvurulan yöntemlerdir. Yapılan bazı araştırmalar da da bitkisel bazı formüllerin hastalığın ataklarını azalttığı gözlenmiştir. Biyokimya uzmanlarının öngörüsüne göre semizotu ve ısırgan besledikleri yoğun magnezyum sayesinde MS hastalığı tedavisinden başvurulan yöntemler arasında gösterilmektedir. Özellikle ilk yıllarda gidişi belirsizlikler taşıyan bir hastalık olması nedeniyle MS tedavisine yönelik çalışmalarda zaman çok önemlidir. MS ile mücadele hem kişisel düzeyde hem de toplumsal alanda sonucu alınacak bir mücadeledir.

 

MS hastalarına uygulana bir diğer tedavi yöntemi de Kortizon dur.Bilinen ve en çok uygulanan yöntemde budur.Yan etkilerini büyük tahribatlara neden olduğundan sürekli takip edilmesi gerekmektedir.Kortizon diyeti diye bilinen tuzsuz ve şekersiz yemekler bir nevi belli oranda kortizonun etkilerini azaltmaktadır.

 

MS tedavisinde yenilikler 2014 yılının sonuna geldiğimiz bu günlerde bilim insanları tarafında sevindirici sonuçlar doğurmuş ve tedavinin kökten çözümünü sağlayan ilaçlar geliştirilmiştir.

Kilo Almak İsteyenlere Özel Beslenme Önerileri

Pek çok kişi fazla kilolarından şikâyet eder bu duruma alışmışızdır. Fakat bunun yanında kilo almak isteyen ve bir türlü kilo alamayan kişilerde vardır. Bu kişiler için hep fazla yemek yemesi öğütlenir. Kilo almakta zorlanan insanların vücut direnci daha az olduğu için hastalıklara daha kolay yakalanabilirler. Aslında bu çok da doğru bir yöntem değildir. Sağlıklı ve dengeli beslenerek kilo almanız en sağlıklı çözüm yolu olacaktır.

Kilo almak isteyenlere özel beslenme önerilerinden bahsedecek olursak; protein, karbonhidrat ve proteini eşit olarak vücudunuzda bulundurarak kilo almanızı sağlayabilirsiniz. Kilo almak isteyenler için balık ve balık yağı veya balık yiyemeyenler için balık yağı kapsülleri önerilebilir. Bunun yanında kilo almak istiyorsanız günde 3 öğün yemek yemek yerine toplam 5-6 öğün yemeniz daha faydalı olacaktır. Ana öğünlerde süt, tahıl, sebze ve et ürünlerinden en az bir tanesini bulundurmaya özen göstermelisiniz.

Yağlı yiyecekler uzun süre tokluk hissi yarattığından kilo almak isteyen bir ki1şinin beslenme listesinde kızartmalar ve çok yağlı yiyecekler yer almamalıdır. Arada alacağınız öğünlerde süt ürünleri, meyve ve bol yeşillikli sebzeler yemeye gayret etmelisiniz. Bal ve pekmez yiyerek karbonhidrat alımını arttırabilirsiniz. Patates ve tavuğun kızartması yerine bu yiyecekleri fırında yaparak yiyebilirsiniz. Porsiyon miktarınızı her gün azar azar arttırarak beslenebilirsiniz. Kuruyemişlerden badem, incir ve kayısı gibi besinleri tercih edebilirsiniz.

Mucizevi Dereotu!!

Dereotunun bilinmeyen birçok faydası vardır.

Tam anlamıyla şifa kaynağı da diyebiliriz..

Bol miktarda demir ve kalsiyum bulundurmaktadır.

A ve C vitamini yönünden zengindir.

Mide ve bağırsak gazlarının sökülmesinde önemli yardımcıdır.

Mideyi rahatlatır,sindirim sisteminin rahat çalışmasında yardımcıdır.

İdrar söktürücü özelliği vardır.Anne sütünü arttırıcıdır.

Hormonların düzenli çalışmasına yardımcı olur.

Vücuttan toksik maddelerin atılmasını sağlar.

Ağız kokusunun giderilmesinde kullanılır.

Adet sancılarının geçirilmesinde kullanılır.